Darbe Çığırtkanları, ALIN SİZE DARBE !
1 sayfadaki 1 sayfası • Paylaş •
Darbe Çığırtkanları, ALIN SİZE DARBE !
Bu işkenceler kanınızı dondurur
Gazeteci
Oğuz Güven'in 78 kuşağını anlattığı "Zordur Zorda Gülmek" adlı
kitabında insanın kanını donduran işkence yöntemleri anlatılıyor.
12
Eylül 1980 darbesinin öncesi ve sonrasında "78 kuşağı" diye
adlandırılan gençlerin yaşadığı trajikomik gerçek öykülerin yer aldığı
kitap yeni öykülerle genişliyor.
3.
Baskısını yine 12 Eylül'ün yıldönümünde yapan kitapta, bu kez
Diyarbakır Cezaevi'nde uygulanan işkence yöntemleri de tüm
ayrıntılarıyla anlatılıyor.
İşte, Diyarbakır Cezaevi Gerçeğiyle Yüzleşme Araştırma ve Adalet Komisyonu raporundan akıllara durgunluk veren işkence yöntemleri:
FALAKA:
Yaygın ve sürekli uygulandı. Ayak tabanı, ellerin içi gibi vücudun
kaslı bölümlerine kalas, cop, zincir, saz sapı, pik demir vb. vurularak
gerçekleştirilirdi. Bu yöntem, ayak tabanlarını ve el ayalarını
patlatır, kaba yerleri ezer, morartır, tırnakları sökerdi. El ayak gibi
herhangi bir yeri kırar, sakat bırakırdı.
KÖPEK SALDIRTMA: Tutuklu çırılçıplak soyulur, kurt köpeği üzerine saldırtılırdı. Köpeğin ilk kaptığı yer bacak arası olurdu.
ZlNCİR:
20-25 metre uzunluğundaki zincirin uçları iki tutuklunun boynuna
bağlanır, tutuklular sırt sırta verdirilerek ters yönde hızla itilir.
Tutuklu tek ayağından zincire bağlanır, bu zincir yüksek bir yere
asılır, tutuklu bayılıncaya kadar askıda kalırdı.
GERME:
Tutuklunun bir bacağı merdiven kenarlığına bağlanır, diğer bacağı da
açık bırakılan koğuşun gözetleme deliğine bağlanıp kapı kapatılır,
tutuklunun bacakları koğuş kapısının eni kadar gerilir ve öyle kalırdı.
Koşuşturulur, zincir tam gerilince, her iki tutuklu da sırtüstü yere
düşerdi.
AYAKTAN ASMA/TEPE:
50-60 kişi havalandırmaya alınırdı. Gardiyan "tepe ol" komutu verince
tüm tutuklular üst üste bindikten sonra, bir tutuklu da üst üste yatan
tutukluların üstüne çıkar, istiklal Marşı'nın on kıtası okutulurdu.
KULE:
Havalandırmaya çıkan tutuklular altı kişilik daire oluştururlardı.
Bunların üzerine 3-4 kat olacak biçiminde tutuklular çıkarıldıktan
sonra, gardiyanın "yıkıl" komutuyla kule oluşturan tutuklular kendini
yere bırakır ve böylece tutukluların değişik yerlerinde kırılma,
incinme ve çıkık olurdu.
RANZA ALTI:
Gardiyanlar ellerinde kalaslarla koğuşa girip, "ranza altı ol" komutunu
verince, koğuşta bulunan tutukluların hepsi ranzaların altına girerdi.
Herhangi bir yerlerinin açıkta kalmaması gerekiyordu. Ranzaların altına
tüm tutuklular sığmadığı için kiminin eli, kiminin kolu dışarıda
kaldığından, gardiyanlar ellerindeki kalaslarla tutukluların dışarıda
kalan kısımlarına vurmaya başlardı.
KANTAR:
Tutuklular havalandırmada çırılçıplak soyundurulup tek sıra halinde
dizilirler, sıranın ön tarafında duran tutuklu sırt üstü yatırılırdı.
İkinci tutuklu, yatan tutuklunun testis ve erkeklik organlarından
tutarak yukarı kaldırır, tutuklunun kaç kilo geldiğini söylemesi
istenirdi. Tüm tutuklular birbirini tartana kadar bu işlem devam ederdi.
KERVAN:
Havalandırmada, tutuklular tek sıra dizilir, her tutuklu önündeki
tutuklunun sırtına bindirilir, bacakları, altındaki tutuklunun
boynundan aşağıya sarkıtılır ve kulaklarından tutması istenirdi.
Gardiyanın komutuyla tutuklular yürümeye başlar ve bu işlem tutuklular
ayakta duramayacak duruma gelene kadar sürerdi.
SEHPA:
Tutuklu gece koğuştan alınıp, koğuş koridorunda gardiyan ve subaylardan
mizansen olarak oluşturulan bir mahkemede sorgulanırdı. Mahkeme,
tutukluyu idam cezasına çarptırır, ikinci katın merdiven kenarlığına
bir ip geçirilip, ipin ucuna tutuklunun boyun kemiğini kırmayacak
düzeyde kalın bezden bir ilmik takılır, tutuklunun boynu bu ilmiğe
geçirilir ve temsili infaz gerçekleştirilirdi. Tutuklu tam boğulacağı
sırada ip açılırdı.
COP SOKMA:
Gardiyanlar copu zeytinyağına batırır ve yağlı copu tutuklunun makatına
zorla sokardı. Sonra bu copu kendisine ya da bir başka tutukluya
yalatırlardı.
ÇEK-ÇEK:
Tutuklu çırılçıplak soyundurulur ve erkeklik organına bir ip takılırdı.
Gardiyan ipin diğer ucunu alıp hızla koşar, tutuklu da zorunlu olarak
gardiyanın peşinden koşar.
LAĞIM SUYUNA SOKMA:
Tecrit bölümünün alt katındaki bazı tuvaletlerin delikleri tıkanır.
Hücrelerin pisliği ve lağım suları burada biriktirilir, diz boyu kadar
oluşturulan pisliğin içine tutuklu atılır ve pislik yedirilirdi.
KiTAP OKUMA:
Koğuşta bir tutuklunun eline kitap verilir, tutukluya avazı çıktığı
kadar yüksek sesle tek tek sözcükler okutulurken, diğer tutuklular bu
sözcükleri tekrarlarlardı. Sabahtan akşama kadar yapılan bu işlem
sırasında, tutuklular ayakta durmak zorundaydı.
MARŞ SÖYLETME:
Cezaevinde bulunan herkes elli'yi aşkın marşı ezberlemek zorundaydı. Bu
marşlar tutukluların ses telleri tahriş oluncaya kadar söyletilirdi.
ÖL DEDİĞİMDE:
Tutuklu havalandırmanın orta yerine çıkarılır, hazır ol durumuna
geçirilirdi. Gardiyanın "öl" komutuyla tutuklu kaskatı, eklemlerini
kırmadan yere düşürülürdü. Bu işlem gardiyanın keyfine göre
tekrarlanırdı.
SİGARA İÇİRME:
Bunun çok çeşitli yöntemleri vardı. En çok uygulananları şunlardı:
Koğuşta kalan tutukluların eline beş adet sigara verilir, sigaraların
tümü yakılarak devamlı ağzında tutulurdu. Gardiyanın "çek-bırak"
komutuyla sigaralar bitinceye kadar içirilir, sigaralar-filtreleri
dahil- tutuklulara yedirilirdi. Bu sırada koğuş pencereleri kapatılır,
havasızlık ve dumanla boğulma ortamı yaratılırdı.
BANYO:
Tutuklular çırılçıplak soyundurulur ve tek sıra halinde banyoya
götürülürdü. Banyoda sabun kullanılmazdı. Hortumla tazyikli su
tutukluların üzerine fışkırtılırdı. Daha sonra tutuklular koridora
çıkarılır, "Yat-sürün" komutuyla tutuklular yerlerde süründürülerek
koğuşlarına götürülürdü.
SAYIM DÜZENİ:
Tutuklular günde en az beş kez sayılırdı. Her sayımdan önce, tutuklular
sayım düzenine geçer, sayım talimi yaptırılır, yüksek sesle tekmil
verilir, rahat-hazır ol ile, çöker kalkarlardı.
GECE NÖBETİ:
Geceleri her koğuşta mevcuda göre 2-7 kişiye kadar tutukluya sırayla
nöbet tutturulurdu. Nöbet sırasında devriye gezen gardiyanlar, koğuşun
mazgal deliğini açar, nöbetçi tutuklunun mazgaldan dışarı elini
uzatmasını ister, tutuklunun ellerine cop veya kalasla istediği kadar
vururdu.
LOKOMOTİF:
Tutuklular havalandırmaya çıkarılır, İki kişi çırılçıplak soyundurulur,
bunlardan birisi domalıp iki eliyle diz kapaklarını tutar, diğeri de
arkadan bunu kucaklardı. Gardiyanın "uygun adım marş" demesiyle her iki
tutuklu havalandırmada dolaşırlar, diğer tutuklular zorunlu olarak
bunları izlerdi.
PİSLİK YEDİRME:
Her havalandırmanın ortasında bir lağım çukuru vardı. Lağım suları ve
insan pislikleri burada toplanırdı. Tutuklulara bu çukurdan avuç avuç
pislik alıp yemeleri istenirdi.
İŞEME: Havalandırmada bir tutuklunun yere yatması istenir, diğer tutuklulara, yerde yatan tutuklunun yüzüne işemesi istenirdi..
TECAVÜZ:
Cezaevinde görev yapan gardiyanlar, genç tutuklulara merdiven
altlarında zorla tecavüz ederlerdi. Ayrıca iki tutuklu çırılçıplak
soyundurularak birbirlerine tecavüz etmeleri istenirdi.
HASTANE: Hastanede de cezaevindeki kurallar geçerliydi. Hasta, tuvalete götürülmez, yatakta da hazır ol vaziyetinde yatardı.
VEREM:
Veremlilerle, sağlam tutuklular birbirinden tecrit edilmez, aynı kapta
yemek zorunda bırakılırdı. Aynı battaniyenin altında yatırılırlardı.
Veremlilerin balgamları tahlil yapılacak bahanesiyle toplanır,
karavanadaki yemeklere karıştırılır ve bu yemekler tüm tutuklulara
yedirilirdi.
AYAKTA BEKLETME: Bu yöntem cezaevinde her gün geçerliydi. Sabah saat 05'den akşam 17-19'a kadar tutukluların oturması yasaktı.
KONUŞMA YASAĞI:
Koğuş içindeki iki kişinin birbiriyle konuşması, tutuklunun gülmesi ve
düşünür gibi görünmesi yasaktı. Böyle bir suçu işleyen tutuklulara
yukarıdaki işkence yöntemleri uygulanırdı.
GECE BASKINI:
Nöbetçi subay ve gardiyanlar, gece geç saatte tutukluların koğuşuna
girerek, uyku sırasında tutuklulara cop veya kalaslarla dayak atarlardı.
AVUKAT-ZİYARET DAYAĞI:
Avukat görüşmesine ve diğer görüşmelere gidip gelirken tutuklulara
dayak atılırdı. Görüşlerde hiçbir şey konuşulmaması tembih edilirdi.
Tutuklular avukatlarıyla savunma konusunda görüş alışverişinde
bulunamazlardı.
MAHKEME DAYAĞI:
Tutuklular mahkemeye götürülürken cenaze arabasına bindirilirlerdi.
Elleri arkadan kelepçeli olurdu. Cenaze arabasına binerken ve çıkarken
gardiyanlar tarafından dövülürlerdi.
Gazeteci
Oğuz Güven'in 78 kuşağını anlattığı "Zordur Zorda Gülmek" adlı
kitabında insanın kanını donduran işkence yöntemleri anlatılıyor.
12
Eylül 1980 darbesinin öncesi ve sonrasında "78 kuşağı" diye
adlandırılan gençlerin yaşadığı trajikomik gerçek öykülerin yer aldığı
kitap yeni öykülerle genişliyor.
3.
Baskısını yine 12 Eylül'ün yıldönümünde yapan kitapta, bu kez
Diyarbakır Cezaevi'nde uygulanan işkence yöntemleri de tüm
ayrıntılarıyla anlatılıyor.
İşte, Diyarbakır Cezaevi Gerçeğiyle Yüzleşme Araştırma ve Adalet Komisyonu raporundan akıllara durgunluk veren işkence yöntemleri:
FALAKA:
Yaygın ve sürekli uygulandı. Ayak tabanı, ellerin içi gibi vücudun
kaslı bölümlerine kalas, cop, zincir, saz sapı, pik demir vb. vurularak
gerçekleştirilirdi. Bu yöntem, ayak tabanlarını ve el ayalarını
patlatır, kaba yerleri ezer, morartır, tırnakları sökerdi. El ayak gibi
herhangi bir yeri kırar, sakat bırakırdı.
KÖPEK SALDIRTMA: Tutuklu çırılçıplak soyulur, kurt köpeği üzerine saldırtılırdı. Köpeğin ilk kaptığı yer bacak arası olurdu.
ZlNCİR:
20-25 metre uzunluğundaki zincirin uçları iki tutuklunun boynuna
bağlanır, tutuklular sırt sırta verdirilerek ters yönde hızla itilir.
Tutuklu tek ayağından zincire bağlanır, bu zincir yüksek bir yere
asılır, tutuklu bayılıncaya kadar askıda kalırdı.
GERME:
Tutuklunun bir bacağı merdiven kenarlığına bağlanır, diğer bacağı da
açık bırakılan koğuşun gözetleme deliğine bağlanıp kapı kapatılır,
tutuklunun bacakları koğuş kapısının eni kadar gerilir ve öyle kalırdı.
Koşuşturulur, zincir tam gerilince, her iki tutuklu da sırtüstü yere
düşerdi.
AYAKTAN ASMA/TEPE:
50-60 kişi havalandırmaya alınırdı. Gardiyan "tepe ol" komutu verince
tüm tutuklular üst üste bindikten sonra, bir tutuklu da üst üste yatan
tutukluların üstüne çıkar, istiklal Marşı'nın on kıtası okutulurdu.
KULE:
Havalandırmaya çıkan tutuklular altı kişilik daire oluştururlardı.
Bunların üzerine 3-4 kat olacak biçiminde tutuklular çıkarıldıktan
sonra, gardiyanın "yıkıl" komutuyla kule oluşturan tutuklular kendini
yere bırakır ve böylece tutukluların değişik yerlerinde kırılma,
incinme ve çıkık olurdu.
RANZA ALTI:
Gardiyanlar ellerinde kalaslarla koğuşa girip, "ranza altı ol" komutunu
verince, koğuşta bulunan tutukluların hepsi ranzaların altına girerdi.
Herhangi bir yerlerinin açıkta kalmaması gerekiyordu. Ranzaların altına
tüm tutuklular sığmadığı için kiminin eli, kiminin kolu dışarıda
kaldığından, gardiyanlar ellerindeki kalaslarla tutukluların dışarıda
kalan kısımlarına vurmaya başlardı.
KANTAR:
Tutuklular havalandırmada çırılçıplak soyundurulup tek sıra halinde
dizilirler, sıranın ön tarafında duran tutuklu sırt üstü yatırılırdı.
İkinci tutuklu, yatan tutuklunun testis ve erkeklik organlarından
tutarak yukarı kaldırır, tutuklunun kaç kilo geldiğini söylemesi
istenirdi. Tüm tutuklular birbirini tartana kadar bu işlem devam ederdi.
KERVAN:
Havalandırmada, tutuklular tek sıra dizilir, her tutuklu önündeki
tutuklunun sırtına bindirilir, bacakları, altındaki tutuklunun
boynundan aşağıya sarkıtılır ve kulaklarından tutması istenirdi.
Gardiyanın komutuyla tutuklular yürümeye başlar ve bu işlem tutuklular
ayakta duramayacak duruma gelene kadar sürerdi.
SEHPA:
Tutuklu gece koğuştan alınıp, koğuş koridorunda gardiyan ve subaylardan
mizansen olarak oluşturulan bir mahkemede sorgulanırdı. Mahkeme,
tutukluyu idam cezasına çarptırır, ikinci katın merdiven kenarlığına
bir ip geçirilip, ipin ucuna tutuklunun boyun kemiğini kırmayacak
düzeyde kalın bezden bir ilmik takılır, tutuklunun boynu bu ilmiğe
geçirilir ve temsili infaz gerçekleştirilirdi. Tutuklu tam boğulacağı
sırada ip açılırdı.
COP SOKMA:
Gardiyanlar copu zeytinyağına batırır ve yağlı copu tutuklunun makatına
zorla sokardı. Sonra bu copu kendisine ya da bir başka tutukluya
yalatırlardı.
ÇEK-ÇEK:
Tutuklu çırılçıplak soyundurulur ve erkeklik organına bir ip takılırdı.
Gardiyan ipin diğer ucunu alıp hızla koşar, tutuklu da zorunlu olarak
gardiyanın peşinden koşar.
LAĞIM SUYUNA SOKMA:
Tecrit bölümünün alt katındaki bazı tuvaletlerin delikleri tıkanır.
Hücrelerin pisliği ve lağım suları burada biriktirilir, diz boyu kadar
oluşturulan pisliğin içine tutuklu atılır ve pislik yedirilirdi.
KiTAP OKUMA:
Koğuşta bir tutuklunun eline kitap verilir, tutukluya avazı çıktığı
kadar yüksek sesle tek tek sözcükler okutulurken, diğer tutuklular bu
sözcükleri tekrarlarlardı. Sabahtan akşama kadar yapılan bu işlem
sırasında, tutuklular ayakta durmak zorundaydı.
MARŞ SÖYLETME:
Cezaevinde bulunan herkes elli'yi aşkın marşı ezberlemek zorundaydı. Bu
marşlar tutukluların ses telleri tahriş oluncaya kadar söyletilirdi.
ÖL DEDİĞİMDE:
Tutuklu havalandırmanın orta yerine çıkarılır, hazır ol durumuna
geçirilirdi. Gardiyanın "öl" komutuyla tutuklu kaskatı, eklemlerini
kırmadan yere düşürülürdü. Bu işlem gardiyanın keyfine göre
tekrarlanırdı.
SİGARA İÇİRME:
Bunun çok çeşitli yöntemleri vardı. En çok uygulananları şunlardı:
Koğuşta kalan tutukluların eline beş adet sigara verilir, sigaraların
tümü yakılarak devamlı ağzında tutulurdu. Gardiyanın "çek-bırak"
komutuyla sigaralar bitinceye kadar içirilir, sigaralar-filtreleri
dahil- tutuklulara yedirilirdi. Bu sırada koğuş pencereleri kapatılır,
havasızlık ve dumanla boğulma ortamı yaratılırdı.
BANYO:
Tutuklular çırılçıplak soyundurulur ve tek sıra halinde banyoya
götürülürdü. Banyoda sabun kullanılmazdı. Hortumla tazyikli su
tutukluların üzerine fışkırtılırdı. Daha sonra tutuklular koridora
çıkarılır, "Yat-sürün" komutuyla tutuklular yerlerde süründürülerek
koğuşlarına götürülürdü.
SAYIM DÜZENİ:
Tutuklular günde en az beş kez sayılırdı. Her sayımdan önce, tutuklular
sayım düzenine geçer, sayım talimi yaptırılır, yüksek sesle tekmil
verilir, rahat-hazır ol ile, çöker kalkarlardı.
GECE NÖBETİ:
Geceleri her koğuşta mevcuda göre 2-7 kişiye kadar tutukluya sırayla
nöbet tutturulurdu. Nöbet sırasında devriye gezen gardiyanlar, koğuşun
mazgal deliğini açar, nöbetçi tutuklunun mazgaldan dışarı elini
uzatmasını ister, tutuklunun ellerine cop veya kalasla istediği kadar
vururdu.
LOKOMOTİF:
Tutuklular havalandırmaya çıkarılır, İki kişi çırılçıplak soyundurulur,
bunlardan birisi domalıp iki eliyle diz kapaklarını tutar, diğeri de
arkadan bunu kucaklardı. Gardiyanın "uygun adım marş" demesiyle her iki
tutuklu havalandırmada dolaşırlar, diğer tutuklular zorunlu olarak
bunları izlerdi.
PİSLİK YEDİRME:
Her havalandırmanın ortasında bir lağım çukuru vardı. Lağım suları ve
insan pislikleri burada toplanırdı. Tutuklulara bu çukurdan avuç avuç
pislik alıp yemeleri istenirdi.
İŞEME: Havalandırmada bir tutuklunun yere yatması istenir, diğer tutuklulara, yerde yatan tutuklunun yüzüne işemesi istenirdi..
TECAVÜZ:
Cezaevinde görev yapan gardiyanlar, genç tutuklulara merdiven
altlarında zorla tecavüz ederlerdi. Ayrıca iki tutuklu çırılçıplak
soyundurularak birbirlerine tecavüz etmeleri istenirdi.
HASTANE: Hastanede de cezaevindeki kurallar geçerliydi. Hasta, tuvalete götürülmez, yatakta da hazır ol vaziyetinde yatardı.
VEREM:
Veremlilerle, sağlam tutuklular birbirinden tecrit edilmez, aynı kapta
yemek zorunda bırakılırdı. Aynı battaniyenin altında yatırılırlardı.
Veremlilerin balgamları tahlil yapılacak bahanesiyle toplanır,
karavanadaki yemeklere karıştırılır ve bu yemekler tüm tutuklulara
yedirilirdi.
AYAKTA BEKLETME: Bu yöntem cezaevinde her gün geçerliydi. Sabah saat 05'den akşam 17-19'a kadar tutukluların oturması yasaktı.
KONUŞMA YASAĞI:
Koğuş içindeki iki kişinin birbiriyle konuşması, tutuklunun gülmesi ve
düşünür gibi görünmesi yasaktı. Böyle bir suçu işleyen tutuklulara
yukarıdaki işkence yöntemleri uygulanırdı.
GECE BASKINI:
Nöbetçi subay ve gardiyanlar, gece geç saatte tutukluların koğuşuna
girerek, uyku sırasında tutuklulara cop veya kalaslarla dayak atarlardı.
AVUKAT-ZİYARET DAYAĞI:
Avukat görüşmesine ve diğer görüşmelere gidip gelirken tutuklulara
dayak atılırdı. Görüşlerde hiçbir şey konuşulmaması tembih edilirdi.
Tutuklular avukatlarıyla savunma konusunda görüş alışverişinde
bulunamazlardı.
MAHKEME DAYAĞI:
Tutuklular mahkemeye götürülürken cenaze arabasına bindirilirlerdi.
Elleri arkadan kelepçeli olurdu. Cenaze arabasına binerken ve çıkarken
gardiyanlar tarafından dövülürlerdi.

Admin- Admin
- Mesaj Sayısı: 728
Yaş: 20
Nerden: İstanbul
Kayıt tarihi: 27/05/08

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz






» Ergenekon & Büyük klüp
» Gizemli Haham MİT elemanı çıktı
» ERGENEKON'un internet adresleri
» KOLERA
» yeni bir merhaba
» Darbe Çığırtkanları, ALIN SİZE DARBE !
» kurtlar vadisi gercek kişilikler
» İşte PKK'nın sözde yönetim takımı
» Yüzyılın en büyük davası : Ergenekon Operasyonu
» KARAR BİRKAÇ SAATTE DE VERİLEBİLİR
» Ajan gazeteciler... Yazar Zihni Çakır, Ergenekon'un Çöküşü - 2
» Türkiye'nin yakın tarihi : 7 darbe + 5 darbe girişimi ( Sarıkız, Ayışığı, Ayışığı-2 , Eldiven ve Yakamoz ) + Lahika 1
» MİT, Ergenekon'u beş yıl önce deşifre etmiş
» Ergenekon zanlısından dehşete düşüren telefon
» Abdüllatif Şener AK Parti'den istifa eti
» Vali: Eylem bir intihar saldırısı, 10 kişi gözaltında, kaçan 4. terörist de yakalandı
» Ergenekon'un ilginç yeni karargahı
» Darbe günlükleri ADD'de çıktı
» Ergenekonun üstünü neyle örtmeye çalışıyolar ?
» Ergenekon, Taksim'de bombalı eylem için tim kurmuş
» İstanbul'daki ABD Başkonsolosluğuna terör saldırısı düzenlendi, 3 Polisimiz şehit oldu
» Hilmi Özkök, darbe girişimini yalanlamadı
» PKK, 3 Alman dağcıyı kaçırdı
» Ergenekon zanlıları, Harp Okulu öğrencileriyle de görüşüyormuş
» Fırat, CHP'ye yüklendi: Acaba Ergenekon'la ilgili bir korkuları mı var ?
» Metris'ten Kocaeli F tipi cezaevine sevkedildiler
» Ergenekon, Büyükanıt'ı da fişlemiş
» Ergenekon'un üçüncü bir darbe planı daha ortaya çıktı; Kodadı: Eldiven
» Eruygur'un ofisinde baston şeklinde esrarengiz silah
» Emekli Oramiral Özden Örnek'ten 'Darbe günlüğü' açıklaması
» İşte 'Darbe Günlükleri'nin tam metni
» Yeni adresleri Metris Cezaevi
» Mete Göktürk: Çetenin dışarıda kalan unsurları devreye girerse, dağ fare doğurur
» Tuncay Özkan'ın 'kaos' mitingi deşifre olunca kimse katılmadı
» Can Dündar, Savcı Zekeriya Öz'ü hedef göstermekten ifade vermiş
» Ergenekon zanlısı Kuddusi Okkır öldü
» Eruygur ve Tolon tutuklandı
» Sinan Aygün ve emekli Albay Uğur tutuklandı
» Abdüllatif Şener karar verdi, parti kuruyor
» Türk-Kazak ilişkilerini Türk dünyasına örnek gösterdi
» Rus-Gürcü gerilimi tırmandı Kafkasya yine diken üstünde
» Ergenekon zanlısı Osman Gürbüz, Gazi provokatörü çıktı
» Paksüt: Hangi karar çıkarsa çıksın Türkiye'de kıyamet kopacak
» Temmuz'a kadar ülkeyi kana bulayacaklardı
» Devletin milletle barışması açısından Ergenekon - Mustafa Acar -
» DHKP-C'nin Başbakan'a suikast planlarında Ergenekon izi
» 'Mitingler planlandığı gibi pazar günü yapılacak'
» Askeri tahrik edenler, şimdi panikteler... - Hüseyin Gülerce -
» Ergenekon zanlıları 'terör örgütü'nden yargılanacak
» İlginç iddia: Madımak'ın arkasında Ergenekon vardı
» Küçük'ten büyüğe Ergenekon'dan çıkış - İrfan Yıldırım -
» Gözaltı kararı çıktığı gün Rusya'ya gitmiş
» Rusya ile hedef; çok boyutlu yoğunlaştırılmış ortaklık
» Futbolda İngiltere'yi geçtik!
» Deniz Baykal: Çok saygın insanlar gözaltına alınıyor
» Ergenekon'a 'rövanş' demek savcılara haksızlık
» Kim kimdir?
» 23 kişi gözaltına alındı, 1 kişi aranıyor
» Gecekondudaki el bombalarıyla başlamıştı
» Ergenekon'da büyük gözaltı
» Anayasa Mahkemesi'nden kapatmaya karşı özgürlükçü yorum
» Ergenekon Erzurum'a uzandı
» Siyasetin gündemi Ergenekon soruşturması
» İddianame bitme aşamasına geldi
» Bazılarının kimyası bozuldu - Ali AKKUŞ -
» Aygün'ün tuvaletindeki esrarengiz silah
» Dış ve iç gelişmeler vurdu Borsa dip, faiz tavan yaptı
» Talat ile Hıristofyas 'tek egemenlik' için el sıkıştı
» Cumhuriyet yazarından tehdit gibi sözler
» ATO'yu ziyaret eden CHP'liler Ergenekon zanlılarına destek verdi
» Anayasa Mahkemesinden suç duyurusu: CHP, hesaplarında 1 milyon YTL usulsüzlük yaptı
» Avrupa'dan sert uyarı: Parti kapatmak demokrasiye darbe olur
» Sınırda mayın temizliği çalışması başladı
» 'AK Parti ile DTP arasındaki farkı gözetiyoruz'
» Ürküten rapor: İncirlik üssü ABD'nin nükleer silah deposu
» YAŞ öncesindeki son MGK beş buçuk saat sürdü
» AK Parti kapatılırsa denetim başlar
» Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde 'PKK'lı temizlikçi' skandalı
» CHP ve MHP ortak bildiride buluştu!
» Yeşilay' ın uyuşturucu raporu
» Başbuğ, başbakanlıktaki sürpriz görüşmenin nasıl gerçekleştiğini anlattı
» 'Kapatma davası enflasyonu ve faizi yükseltti, bedeli çok ağır'
» Taraf'tan ilginç belge: Dağlıca baskınını Genelkurmay önceden biliyordu
» CHP bir başka televizyon kanalına da para aktarmış
» Cumhurbaşkanı Gül'den ekonomide titizlik uyarısı
» Bahçeli'nin 'kenara çekil' teklifi yargısız infaz, ibretle izliyorum
» Sürpriz buluşma; Başbakan, Kara Kuvvetleri Komutanı'nı Başbakanlık konutuna çağırdı
» Yargıtay Genel Kurulu beraat kararını onadı
» ATAK Helikopter Projesi resmen imzalandı
» Bahçeli'den AK Partiye uyarı: Yeni parti de kapatılabilir
» Taraf meydan okudu: Ortaya çıkarın gazeteyi kapatalım
» GENEL SEÇİMLER
» Açıklama, belgenin varlığının itirafıdır
» İlker Başbuğ Mescid-i Aksa'da
» 'Bizim lügatimizde ne bıkkınlık ne de küskünlük var'
» PKK'nın Erzurum-Bingöl sorumlusu öldürüldü
» 7. darbeyi kim yapacak?
» AK Parti Kızılcahamam'da savunma stratejesini belirledi